Araştırmacılık herkesin görebildiğini görüp, bunlardan hiç kimsenin düşünemediklerini çıkarmaktır. - Albert S. Gyorgyi ... Bazı yenilgilerin nedeni, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir. - Thomas Edison ... Yalnız işsiz adamlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur. - Sokrates ... Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamıştır, sadece pes etmişlerdir. - Paul Mayer ...  

Kârınızı Arttırmak İster Misiniz?
Formumuzu doldurun!

Bana telefon ile ulaşın  
Şirketimi ziyarete gelin  
     
Şirket Adı :
Yetkili Adı :
Telefon :
Adres :
e-mail :
Web Sitesi :


 İŞLETMELERDE ÇALIŞMA SERMAYESİ VE BAZI FİNANSAL YÖNETİM UYGULAMALARI

İŞLETMELERDE ÇALIŞMA

 

SERMAYESİ VE BAZI FİNANSAL YÖNETİM

 

UYGULAMALARI

 

 

 

Bu çalışmanın amacı; KOBİ’lerin çalışma sermayesi ve finansal yönetim

 

uygulamalarını ortaya koymaktır. Bu çalışmada, Yücel (2001)’in Ege Bölgesi’nin üç ilinde

 

kurulu KOBİ’leri araştırmak için geliştirmiş olduğu soru formu, eklemeler yapılarak,

 

Ankara ilinde faaliyet gösteren 111 işletmeden oluşan bir örneklem üzerine uygulanmıştır.

 

Farklı sonuçların gözlemlendiği araştırma bulgularına göre; KOBİ’lerin yatırım projelerini

 

değerlendirirken geri ödeme süresini daha çok kullanmakta, yatırımların finansmanı

 

açısından tercihlerinde banka kredileri özkaynakların önüne geçmekte, çalışma sermayesi

 

yönetiminde nakit bütçesi ve ödenmeyen borçların izlenmesine önem vermekte oldukları

 

saptanmıştır. Ancak leasing ve faktoring gibi yeni tekniklerden yararlanma oranlarının

 

düşük olduğu görülmüştür. Bunlara ek olarak, KOBİ’lerin işe başlarken çoğunlukla

 

özsermayelerini kullandıkları ve sözkonusu firmalarca sabit yatırımların finansmanında

 

hangi kaynakların ağırlıklı olarak gözönünde bulundurulmakta olduğu belirtilmiştir.

 

 

 

Giriş

 

 

 

KOBİ’ler ülke ekonomisi için çok büyük önem taşımaktadırlar. Küçük

 

işletmeler, değişen konjonktüre daha kolay adapte olabilmekte ve yenilikleri daha

 

kolay hayata geçirebilmektedirler. İşletmeler büyüdükçe bürokrasi ve hiyerarşik

 

yapı da büyümekte, bu durum da yenilik ve yaratıcılığa yönelme sürecini

 

uzatmaktadır (Fettahoğlu,1992). Bunun yanı sıra, KOBİ’ler daha az yatırımla daha

 

çok üretim ve ürün çeşitliliği sağlamakta, daha düşük yatırım maliyetleriyle

 

istihdam imkanı yaratmakta, teknolojik yeniliklere daha yatkın olmakta, bölgeler

 

arası dengeli kalkınmayı sağlamakta ve ferdi tasarrufları teşvik etmektedirler.

 

KOBİ’leri sınıflandırmak için kullanılan başlıca kriterler; çalışan kişi sayısı,

 

öz sermaye, çalışma sermayesi, sabit sermaye, aktifler toplamı, ödenen vergi

 

toplamı ve piyasa payıdır. İstihdam edilen işçi sayısı ülkemizdeki işletmeleri

 

gruplamak için kullanılan en yaygın ölçüt olup bu doğrultuda; istihdam sayısı 1-9

 

kişi olan işletmeler “çok küçük”, 10- 49 kişi olan işletmeler ”küçük” ve 50- 99 kişi

 

olanlar ise “orta ölçekli” olarak tanımlanmaktadırlar (DPT, 1989). 05.03.1999

 

tarih ve 23630 Sayılı Resmi Gazetede “Küçük ve Orta Boy İşletmelerin

 

Yatırımlarında Devlet Yardımları Hakkında Karar” tanımına göre; azami çalışan

 

sayısı KOBİ’lerde 250 kişi olarak belirlenmiştir.

 

Taşımakta oldukları avantajlar gözönünde bulundurulduğunda, ülke

 

ekonomisi için önem arzeden KOBİ’ler gerek gelişmiş gerekse de gelişmekte olan

 

ülkelerde desteklenmektedirler. Bununla birlikte, KOBİ’lerin finansal yapılarının

 

güçlü olması sözkonusu desteklerin başarı sağlayabilmeleri için gerekli bir

 

husustur.

 

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler , ölçeklerine dayalı olarak finansal açıdan

 

büyük ölçekli firmalara göre daha farklı problemlerle karşılaşmaktadırlar.

 

Sözkonusu işletmelerin özsermayeleri yetersiz olup bankaların kuvvetli teminat

 

talepleri ve bu işletmelerin yetersiz özkaynaklarından dolayı bankalardan kredi

 

temin etmekte zorluk çekmektedirler. Ayrıca, bu firmaların cirolarının küçüklüğü

 

de düşük kredibiliteye sahip olmalarına yol açmaktadır. Canbaş (1998)’a göre

 

KOBİ’ler kredi yoluyla finansman konusunda en çok “teminat gösterememe”

 

sorunuyla karşılaşmakta ve kısa vadeli finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla

 

başvuru yaptıkları kredi kuruluşunun kredi verebilmesi için şart koyduğu ipotek

 

veya kefalet koşulunu karşılayamamaktadırlar. Ayrıca, OECD tarafından yapılan

 

araştırmalar, KOBİ’lerin kaynak maliyeti ve finansal yetersizlik konularından

 

büyük ölçekli firmalara göre daha fazla etkilenmekte olduklarını ortaya

 

koymaktadır.

 

Akbulut (2000) çalışmasında, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisinin

 

çoğunluğunu oluşturmalarına rağmen2 toplam kredilerden aldıkları payın %4-5

 

civarında olduğunu, yatırımlarının finansmanı için kaynak bulmada mevcut

 

finansman yöntemlerinden yararlanamadıkları, uzun vadeli kredi temin

 

edemedikleri ve leasing, faktoring ve sermaye piyasası araçlarından neredeyse hiç

 

faydalanamadıklarını belirtmişlerdir. Aynı şekilde, Özgen ve Doğan (1997)’a göre

 

KOBİ’ler modern finansman tekniklerinden yararlanamamaktadırlar.

 

Sarıaslan (1994) ve Karabıyık (1998)’ın çalışmalarında da Türkiye’de

 

KOBİ’lerin finansman kaynakları ve sorunları üzerinde durulmaktadır. Bu

 

bağlamda, genel olarak enflasyon muhasebesi sistemine henüz geçilmediği için,

 

oluşan karlarının defter değerinin piyasa değerini aşması sonucunda vergi

 

yüklerinin artması sözkonusu olmaktadır3.

 

Atik ve diğ. (2001)’ne göre bunların dışında, KOBİ’lerdeki işletme

 

yöneticilerinin finansal yönetim konusundaki bilgi ve deneyimlerinde eksiklikler

 

bulunmasından dolayı sözkonusu firmalar sıklıkla, büyük ölçekli firmalardan farklı

 

olarak, mali konularda uzman eleman eksikliği duymaktadırlar. Bu durumun en

 

önemli sebebi; KOBİ’lerin hemen hepsinde sahip / yöneticilerin teknik kökenli

 

olmalarıdır. Ayrıca, finasman ve muhasebe kosunda çok az bilgiye sahip olup bu

 

tür bilgileri uzman kişilerden sağlama imkanları sınırlıdır.

 

Finansal yönetim uygulamalarının yanı sıra, (Akgüç,1994)’e göre, çalışma

 

sermayesi yönetimi finansal yönden hassas durumda olan küçük ölçekli firmalar

 

için çok büyük önem arzetmektedir. Çünkü çalışma sermayesi yönetimi, firmanın

 

likidite riskini azaltıcı, iş hacmini genişletici, kredibilitesini arttırıcı, üretimin

 

devamlılığını, faaliyetlerinin karlı ve verimli bir şekilde yürümesini ve mali yönden

 

güvende olmasını sağlayıcı etkilerde bulunmaktadır.

 

Bu çalışmada, işletme içi finansal yönetim uygulamalarını ortaya koymak

 

amacıyla; yeni finansal tekniklerin kullanım ölçüsü, mevcut kaynaklar ile

 

oluşturulan çalışma sermayesinin kullanım şekli, yatırım projelerini değerlendirme

 

teknikleri ve çalışma sermayesi yönetim tekniklerini araştırmak için amprik bir

 

araştırma yapılmış, KOBİ’lerin finansal sorunlarının ortaya konmasının ötesine

 

geçilmeye çalışılmıştır. Yücel (2001)’in çalışmasında da, KOBİ’lerin finansal

 

kaynak yaratma aşamasında karşılaşmış oldukları sorunların önem taşıdığı ancak

 

2 Çalıpınar (2001)’in çalışmasında, KOBİ’lerin imalat sanayisi içinde faaliyet gösteren

 

işletmelerin %99,5 ‘unu aynı sektördeki toplam istihdamın ise %56,3’ünü oluşturduğu

 

belirtilmektedir. Müftüoğlu (1998) ise, KOBİ’lerin toplam yatırımlardaki payının %26,5,

 

toplam üretimdeki payın ise %37,7 olduğunu göstermektedir.

 

3 Akdoğan ve Tenker (1998 )‘e göre parasal varlıklar enflasyondan olumsuz yönde

 

etkilenmekte ve satın alma güçlerinde olumlu olmayan etkiler yaratmaktadırlar. Bu

 

durumun önlenmesi için, kalemlerden ortaya çıkan satın alma gücü kayıplarının dikkate

 

alınması suretiyle sonuç hesaplalarına aktarılarak gerçek kar saptanmalıdır.

 

sahip oldukları kaynakların planlı, doğru ve firma amacını gerçekleştirecek

 

doğrultuda kullanımının daha büyük bir önem arzettiği ifade edilmektedir.

 

 

 

Araştırma Örneklemi ve Yöntemi

 

KOBİ’lerin finansal yönetim, çalışma sermayesi ve yatırım bütçelemesi

 

uygulamalarını ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada örneklemi Ankara ilinde

 

olup makina, imalat, bilgi teknolojileri, gıda, hizmet, tıbbi malzeme, inşaat

 

malzemeleri, matbaa ve tekstil sektörlerindeki 111 adet küçük ve orta ölçekli

 

işletme oluşturmaktadır.

 

Araştırma esnasında Yücel (2001)’in çalışmasında Ege Bölgesinin üç ilinde

 

(İzmir, Manisa ve Denizli) faaliyet gösteren 137 küçük ve orta ölçekli işletmeye

 

aynı amaç ile uygulamış olduğu anket kullanılmıştır. Soru kağıtlarının, işletme

 

yöneticileri ile birebir görüşme yapılarak cevaplandırılmaları sağlanmıştır.

 

Yücel tarafından geliştirilmiş olan sözkonusu soru kağıdı; yatırım

 

değerlendirme teknikleri, yatırımda kullanılan finansman kaynakları, çalışma

 

sermayesi yönetiminde kullanılan araçlardan nakit bütçesi, alacak yönetimi,

 

faktoring kullanımı, stok yönetimi, bankalar ile ilişkileri, finansal kaldıraç

 

düzeyleri ve firma özelliğine ilişkin toplam 18 adet sorudan oluşmaktadır.

 

Sözkonusu sorulara, firmaların girişimde bulunma biçimleri ile sabit yatırım

 

giderleri ve tahmin edilmesinde hangi kaynakların kullanılmakta olduklarına ilişkin

 

sorular da eklenmiştir. Soru kağıdı aracılığı ile toplanan veriler SPSS paket

 

programında analiz edilmiştir.

 

Örneklemin özelliklerine ilişkin yüzdesel dağılımlar Tablo 1’de

 

gösterilmiştir. DPT (1989)’nin istihdam edilen işçi sayısına göre yapmış olduğu

 

sınıflandırmadan hareketle, örneklemde bulunan işletmelerin %9,9’unun “çok

 

küçük”, %75,7’sinin “küçük”, %14,4’ünün ise “orta” ölçekli işletmelerden

 

oluştuğu anlaşılmaktadır.

 

Anketi oluşturan örneklemin çoğunluğunun faaliyet süresi 6 ila 15 yıl

 

arasında bulunmaktadır. Ridinger (1995)’e göre kuruluşu takip eden ilk 5 yılı

 

başarılı bir şekilde geçiren işletmeler, izleyen yıllarda piyasaya ve rekabet

 

koşullarına kolayca uyum göstermektedirler. 1-5 yıl arasında faaliyet gösteren genç

 

işletmeler örneklemin %10,8’ini oluştururken, 6 - 10 yıl ile 11 - 15 yıl arasında

 

faaliyet gösterenler örneklemin %35,1’ini kapsamaktadır. Firmalardan 16-20 yıl

 

arasında faaliyet gösterenler %13,6’sını, 20 sene üzerinde faaliyet gösteren firmalar

 

ise örneklemin %5,4’ünü oluşturmaktadır

 

 

 

 Tablo’da makina sektörü içerisinde içerilen endüstri kolları; elektronik ve soğutma olup

 

imalat sektörü içerisinde; akü imalat, aleminyum doğrama, ambalaj, cam sanayi, doğrama,

 

kağıt, kimya, lastik, mobilya, orman ürünleri, temizlik malzemeleri, yedek parça, makina

 

imalat, diş–protez, hizmet sektöründe; güvenlik sistemleri, nakliyat, temizlik, dış

 

müteahhitlik, Tıbbi malzemeler sektörü içerisinde; ilaç toptancılığı, medikal malzemeler,

 

tıbbi gereçler ve bilgi teknolojileri sektörü içerisinde; ODTÜ- TEKNOKENT bünyesinde

 

özellikle yazılım konusunda faaliyet gösteren endüstri kollarını içermektedir.

 

Araştırmada yer alan endüstri kolları arasında imalat sektörünün %26,36’lık

 

bir oranla en fazla ağırlığa sahip sektör olduğu gözlenmektedir5. İmalat sektörünü

 

%15,5 ile tekstil, %12.2 ile gıda ve %11.81 ile bilgi teknolojileri, %10,9 ile inşaat

 

malzemeleri, %7,2 ile matbaa ve makina takip etmektedir. Araştırmaya katılan

 

sektörlerden hizmet sektörü %5,45 ile ve tıbbi malzeme sektörü %2,72 ile

 

örneklem grubunun en düşük oranlarını teşkil etmektedirler.

 

Hukuki yapıları açısından bakıldığında ise işletmelerin %78,18’ini limited

 

şirketlerin, %15.45’inin anonim şirketlerin ve %6,7’sini ise şahıs şirketlerinin

 

oluşturduğu görülmektedir.

 

Son olarak, işletmelerin özsermaye tutarları incelendiğinde; özsermaye

 

tutarları 1 ila 10 milyar arasında olan firmaların örneklemin %0,93’ünü, 11 ila 25

 

milyar arasında olanlar %6,36’sını, 26 ila 50 milyar arasında olanların %15,45’ini ,

 

51 ila 100 milyar arasında olanlar %31,81’ini ve 100 milyarın üzerinde özsermaye

 

tutarına sahip olanların ise %45,45 ile örneklemin çoğunluğunu oluşturdukları

 

anlaşılmaktadır.

 

 

 

Araştırma Bulguları

 

Bu bölümde, araştırma örnekleminden temin edilen verilerin sonuçları

 

tartışılmaktadır.

 

 

 

Firma Amacı

 

TABLO 2

 

Firma Amacı

 

 

 

Firma Amacı Ortalama Standart Sapma

 

Satışları Artırmak 4,59 0,72

 

Karlılığı Arttırmak 4,53 0,78

 

Hizmet Sağlamak 4,33 1,03

 

İstihdam Yaratmak 2,94 1,34

 

 

 

 

 

İşletmelerin faaliyetlerini sürdürürken taşımakta oldukları başlıca amaçların

 

ortaya konmasını sağlamak amacı ile sorulan soruların 5’li Likert Ölçeği ile

 

yanıtlanmaları istenmiştir (5 = kesinlikle evet, 4 = evet, 3 = olabilir, 2 = hayır, 1=

 

kesinlikle hayır). İşletmelerin soru kağıdına verdikleri yanıtlar incelendiğinde,

 

firmaların ilk amaç olarak 4,59 ortalama ile “satışları arttırmayı”, ikinci olarak 4,53

 

ortalama ile “karlılığı arttırmayı” ifade ettikleri gözlenmiştir. Firmaların üçüncü

 

olarak ifade ettikleri amaç ise, 4,33 ortalama ile “hizmet sağlamak” şeklinde ortaya

 

5 Keza, www.kobinet.org.tr’ den elde edilen bilgiye göre Türkiye’de imalat sanayindeki

 

işletmelerin %99’u KOBİ ölçeğinde bulunmaktadır. 1997 yılı DIE verilerine göre ise imalat

 

sanayinde çalışanların %47.1’i küçük ölçekli sanayi işletmelerinde, %14’ü ise orta ölçekli

 

sanayi işletmelerinde istihdam edilmişlerdir.

 

çıkmıştır. Dördüncü ve son amaç olarak da ortalama 2,94 ile “istihdam yaratmak”

 

amacından sözedilmiştir.

 

 

 

KOBİ’lerin Sermaye Temini

 

Tablo 3, KOBİ’lerin işe başlarken gerekli olan sermayeyi nasıl temin

 

ettiklerini belirtmektedir. Kendi özsermayesi ile işe başlayan girişimciler

 

örneklemin %30,63’unu oluştururken bu grubu %27,03 ile ortak alarak girişimde

 

bulunan firmalar takip etmektedir. Kredi alarak işe başlayan firmalar örneklemin

 

sadece %20,72’sini temsil ederken aile işletmesini devam ettirenlerin oranı %18,92 dir.

 

KOBİ’lerin ağırlıklı olarak kendi tasarruflarıyla işe başlamakta oldukları görülmüştür.

 

 

 

 

 

Tablo 3

 

KOBİ’lerin Girşimde Bulunma Biçimleri

 

İş Kurma Şekli N %

 

Özsermayesi ile 34 30,63

 

Ortak alarak 30 27,03

 

Kredi alarak 23 20,72

 

Aile işletmesinin devamı 21 18,92

 

Diğer 3 2,70

 

Toplam 111 100

 

 

 

Yatırım Değerlendirme Teknikleri

 

İşletmeler sınırlı kaynaklarla faaliyet sürdürmekte olup yatırım kaynaklarının

 

değerlendirilmesi, sözkonusu sınırlı kaynakların etkili bir şekilde kullanımı

 

açısından büyük önem taşımaktadır. Bu gerçekten hareketle firmanın hedefi,

 

kaynakları amaca en uygun hizmet edecek yatırımlara tahsis etmektir. Firma,

 

yatırım değerlendirme teknikleri ile hedefine en uygun yatırmları seçmekte, bu

 

hedefi gerçekleştiremeyen yatırımları ise reddetmektedir.

 

İşletmeler; geri ödeme süresi, iskonto edilmiş geri ödeme süresi yöntemi, net

 

bugünkü değer ve iç verimlilik yöntemlerinin birini veya birkaçını eşgüdümlü

 

olarak kullanmak suretiyle yatırım projelerini değerlendirmektedirler. Çalışmada,

 

örneklemi oluşturan işletmelerden bu yöntemlerden hangilerini kullanmakta

 

olduklarını belirtmeleri istenmiştir. Soru kağıdında ayrıca, kullanılan diğer

 

tekniklerin belirtilmesi veya hiçbir teknik kullanılmadığı seçenekleri de

 

eklenmiştir.

 

Tablo 4 incelendiğinde, işletmelerin uzun vadeli yatırım kararlarını verirken

 

kullandıkları en yaygın yöntemin, %22,52 ile geri ödeme süresi yöntemi olduğu ,

 

yine %22,52’sinin ise hiçbir teknik kullanmadıkları saptanmıştır. Tek bir yöntem

 

kullanan firmaların bu yöntemlerin bileşimlerini kullanmakta olan firmalara göre

 

çoğunlukta olduğu görülen sonuçlara göre, ilk sıradaki yöntemlerden sonra ikinci

 

sırayı %17 ile iskonto edilmiş geri ödeme süresi yöntemi, üçüncü sırayı %14 ile net

 

bugünkü değer yöntemi , dördüncü sırayı ise %12 ile ile iç verimlilik oranı

 

almaktadır. Örneklemi oluşturan firmalardan sadece 14 adeti bu yöntemlerin

 

bileşimlerini kullanmaktadır.

 

 

 

Tablo 4

 

Yatırım Projelerini Değerlendirmek İçin Kullanılan Teknikler

 

Yatırım Teknikleri N %

 

Geri Ödeme Süresi Yöntemi 25 22,52

 

İskonto Edilmiş Geri Ödeme Süresi Yöntemi 17 15,32

 

Net Bugünkü Değer 14 12,61

 

İç Verimlilik Oranı 12 10,81

 

Diğer 4 3,60

 

Hiçbir Teknik Kullanılmıyor 25 22,52

 

G.Ödeme Süresi ve İskon.G.Ö.S. Yöntemi 3 2,70

 

G.Ödeme Süresi ve NBD 2 1,80

 

G.Ödeme Süresi ve İç Verimlilik Oranı 3 2,70

 

İskon.G.Ö.S. ve NBD 3 2,70

 

İskon.G.Ö.S. ve Diğer 1 0,90

 

NBD ve İç Verimlilik Oranı 1 0,90

 

G.Ödeme Süresi, İskon.G.Ö.S., NBD,

 

İç Verimlilik Oranı 1 0,90

 

Toplam 111 100

 

 

 

Yücel (2001)’in çalışmasında da ilk sırayı Geri Ödeme Yöntemi almaktadır.

 

Ancak, oranı %57 olup, bu çalışmanın örneklemine göre ağırlığı daha fazladır.

 

Bunun yanı sıra, Erkan ve Kula (2001)’nın KOBİ’ler için yatırım projelerinin

 

hazırlanmasında finansal etüdler konulu, 228 KOBİ üzerinde uygulamış oldukları

 

çalışmalarında, işletmelere finansal etüdde kullanılan yöntemler sorulduğunda

 

işletmelerin %32’sinin net bugünkü değer yöntemini, %29,8’inin ise geri ödeme

 

yöntemini kullandıkları ortaya konmaktadır.

 

Yatırım Finansman Yöntemleri

 

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin yatırımların finansmanı amacıyla

 

kullanmış oldukları finansal kaynaklar; kişisel tasarruflar, ortaklar veya hisse

 

senedi ihracı yoluyla temin edilen “öz kaynaklar” ve banka kredileri veya satıcı

 

kredileri gibi “yabancı kaynaklar” dır. Firmalar kuruluş aşamalarında, belirli bir

 

faiz yükümlülüğü altında bırakmaması özelliğinden ötürü özkaynaklarla finansman

 

yolunu tercih etmekte, gelişme dönemlerinde ise yabancı kaynaklara

 

başvurmaktadırlar.

 

Örneklemin çoğunluğunu kuruluş aşamasını tamamlamış olan firmalar

 

oluşturduğu için , Tablo 5’de bulunan sonuçlar, firmaların çoğunluğunun son

 

dönemde yatırımlarının finansmanında yabancı kaynakla finansman yöntemlerini

 

tercih ettiklerini ve dışsal kaynakların yaratacağı kaldıraç etkisini değerlendirmekte

 

olduklarını göstermektedir.

 

 

 

Tablo 5

 

Son Dönemde Yapılan Yatırımların Finansman Yöntemleri

 

Finansman Kaynakları N %

 

Banka Kredileri 77 32,63

 

Sermaye Arttırımı 48 20,34

 

Önceki Yıllar Karlarından Dağıtılmayan Karlar 39 16,53

 

Ortaklardan Borçlanma 34 14,40

 

Leasing 22 9,32

 

Faktoring 16 6,78

 

Diğer Kaynaklar 0 0

 

Toplam 236 100

 

Sonuçlara bakıldığında, firmaların % 32,63‘ünün banka kredilerini, ardından

 

%20,34’ünün sermaye arttırımı yöntemini, %16,53’ünün ise önceki yıllar

 

karlarından dağıtılmayan karlar yöntemini kullandıları görülmektedir. Ortaklardan

 

borçlanma yöntemini kullanan grubun oranı %14,40 olup leasing yöntemini

 

kullanan firmalar ise örneklemin %9,32’sini oluşturmaktadır. Firmalar, yatırımların

 

finansman yöntemi olarak kullanmakta oldukları diğer kaynakları belirtmezlerken

 

faktoring yöntemini kullanan grup ise örneklemin %6,78’ini oluşturmaktadır.

 

Faktoring yöntemini tekstil ve ilaç toptancılığı dallarında faaliyet gösteren grup

 

kullanmaktadır. Bu grup, satışlarını vadeli olarak gerçekleştirmekte olup

 

satışlarından elde ettikleri çek ve senetleri vadesinden önce likidite etmek

 

istediklerinde faktoring yöntemini banka kredilerine göre ( Çeklerin veya senetlerin

 

teminatı karşılığında banka tarafından kullandırılan nakit kredi) daha uygun

 

bulduklarını belirtmişlerdir.

 

 

 

Çalışma Sermayesi Yönetimi

 

İşletmelerin faaaliyetlerini sürdürme aşamasında , genel yönetim, işçi, satış

 

ve sabit giderlerinin karşılanması, yeterli stok bulundurulması, ham ve yardımcı

 

madde temini gibi konular işletmeler için çalışma sermayesi yönetimi hususunu

 

çok önemli bir hale getirmektedir.

 

Tablo 6’da firmaların nakit, alacak ve stok yönetiminde kullanmakta

 

oldukları yöntemler görülmektedir; çünkü, çalışma sermayesi yönetiminde stok

 

kontrolü ve nakit ile alacakların yönetimi çok önem taşımaktadır. Bu soru ile ilgili

 

Beşli Likert Ölçeği (1=hiçbir zaman; 5=her zaman ) kullanılmıştır. Firmalar,

 

4,09’luk bir ortalama ile nakit bütçesine öncelik vermekte, ikinci olarak da 3,67’lik

 

ortalama ile ödenmeyen borçların izlenmesi gözönünde tutulduğu saptanmıştır.

 

Firmaların %78.4’ü faktoring firmaları ile kesinlikle çalışmadıklarını

 

belirtmişlerdir. Sözkonusu yöntem 1,42‘lik ortalama ile en son sırada yer

 

almaktadır.

 

 

 

Kredi Kaynakları

 

Tablo 7’de sunulan sonuçlara göre firmaların %92,7’si ticari bankalardan

 

kredi kullanmaktadırlar. Araştırma sonucunda, 111 adet firmanın hepsinin en az bir

 

banka ile çalışmakta olduğu ve ortalama olarak 3 adet banka ile çalıştıkları tespit

 

edilmiştir.

 

Ankara ilinde ihracat yapan firmalar örneklemin sadece %8,1’ini

 

oluşturduğu için7 ( Bu yüzdeyi oluşturan grubun hepsinin ihracatının toplam

 

satışlarına olan oranı %25’den azdır.) orjinal soru formunda bulunan Eximbank

 

seçeneği, “Diğer Yatırım Bankaları” (mevduat toplama faaliyeti göstermeyip

 

sadece kredi faaliyetinde bulunan bankalar) seçeneği ile değiştirilmiş olup

 

sözkonusu seçeneği kullananların oranı %15.45 dir.

 

 

 

Halk Bankası’nın Türkiye’deki KOBİ’lerin finansman bankası olarak

 

kurulduğu hususundan hareket edilerek sunulan seçeneğe göre, firmaların %38,2’si

 

bu kaynağa başvurmaktadırlar. Ankara ilinde faaliyet gösteren firmalar, Halk

 

Bankası Genel Müdürlüğü’nün Ankara’da bulunmasından dolayı bu kredi

 

kaynağına yurdun diğer illerine göre daha kolay ve daha hızlı ulaşabilme şansına

 

sahiptirler. Örneğin, Yücel (2001)’in Ege Bölgesi’nin üç ili için yapmış olduğu

 

aynı çalışmada KOBİ’lerin Halk Bankası’nın kredi kaynaklarından faydalanma

 

oranı %15,3 olarak tespit edilmiştir.

 

 

 

Sabit Sermaye Yatırım Giderleri ve Tahmin Edilmesi

 

Sarıaslan (2002)’a göre, işletmelerin kuruluş dönemi boyunca maddi ve

 

maddi olmayan varlıklara yapmış oldukları harcamalar büyük önem taşımaktadır

 

ve proje maliyetlerinin doğru bir şekilde tahmin edilebilmeleri bu harcamaların

 

analizlerinin doğruluğu ile doğru orantılıdır. KOBİ’lerin projelerinin uygulama

 

planında sabit yatırım harcamalarının tespiti ve tahmin edilmelerinde hangi

 

harcama kalemlerini ne oranda gözönünde bulundurmakta oıldukları Tablo 8’de

 

belirtilmektedir.

 

 

 

 

 

Tablo 8

 

Sabit Yatırım Harcamaları ve Tahmininde Gözönünde Bulundurulan Kaynaklar

 

Temel Harcama Kalemleri N %

 

Etüd ve Proje Giderleri 84 75,68

 

Lisanslar ve Patentler 57 51,35

 

Arsa Değeri 49 44,14

 

İnşaat Giderleri 109 98,20

 

Temel Makina ve Araç Gereçler 111 100

 

İthalat ve Gümrükleme Giderleri 69 62,16

 

İşletmeye Alma Giderleri 39 35,13

 

Bir yatırım önersinin ilk aşaması önyapılabilirlik çalışması olup bunu fizibilite

 

etüdü kararı, teknik ve finansal analiz için gereken ekonomik ve teknik araştırma ve

 

incelemeler için yapılan harcamalar takip etmektedir. Bütün bu faaliyetleri içeren Etüd

 

ve Proje Giderleri’ni gözönünde bulunduran firmaların sayısı 84 olup örneklemin

 

%75,68’ini oluşturmaktadır. Lisanslar ve Patentler ise 57 adet firma tarafından

 

 (örneklemin %51,35’ini oluşturmaktadır) dikkate alınmaktadır. Arsa Değeri, arsanın

 

satın alınması ile vergi ve harçlar gibi satın almak için yapılacak olan her türlü masrafı

 

da içermektedir ve örneklemin %44,14’ünü oluşturan 49 firma tarafından kayde değer

 

bulunmaktadır. İnşaat Giderleri içerisine atölye, labratuvar, kazan daireleri, lojman gibi

 

yardımcı ve sosyal tesisleriçin yapılan harcamalar dahil olmakta ve tüm firmaların

 

%98,20’sini oluşturan 109 adet firma tarafından dikkate alınmaktadır. Temel Makina

 

ve Araç Gereçler, üretimle doğrudan ilşkili olan makina ve araç gereçlerin satın alma

 

bedellerini kapsar ve örneklemin tümü sözkonusu kaynağı sabit yatırım giderlerinin

 

tahmininde gözönünde tutmaktadır. İthalat ve Gümrükleme Giderleri 69 adet firma için

 

önem taşımaktadır8 ve sözkonusu grup örneklemin %62,16’sını içermektedir.

 

İşletmeye Alma Giderleri, ilk üretime başlamanın doğal sonucu olarak üstlenilen gider

 

olup Clifon ve Fyffe (1977) işletmeye alma giderlerinin normal işletme durumundaki

 

giderlerden %33-50 oranında daha fazla olduğunu belirtmektedirler. Sözkonusu

 

giderleri dikkate alan firmaların sayısı 39 olup örneklemin %35.13’ünü

 

oluşturmaktadırlar.

 

 

 

Borç Oranı

 

Son olarak, firmalara optimum bir borç oranının (toplam borçların toplam

 

varlıklara olan oranı) hedeflenmiş olup olmadığı sorulduğunda 76 adet firma

 

tarafından böyle bir orana sahip olunduğu belirtilmiş ve firmaların hedeflenen

 

sözkonusu oranın ortalamasının %20,59 (standart sapması 9,59) olduğu

 

saptanmıştır. Halen sahip olunan toplam borç / toplam varlık oranına ilişkin soruyu

 

ise 89 adet firma cevaplamış olup sözkonusu oranın firmalarda ortalama olarak

 

%23,24 olduğu (standart sapması 11,29) tespit edilmiştir.

 

 

 

Sonuç

 

Bu çalışmada, KOBİ’lerin finansal sorunlarının incelenmesinden ziyade

 

finansal kaynakların kullanımı ile ilgili finansal kararlar ve uygulamalarının

 

araştırılması amaçlanmış olup Ankara ilinde faaliyet gösteren 111 adet KOBİ

 

üzerinde araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları şu şekilde özetlenebilir.

 

Örneklemi oluşturan firmaların öncelikli amacı satışları arttırmak olup,

 

sözkonusu amacı karlılığı arttırmak takip etmektedir. KOBİ’ler satışları arttırmaya

 

karlılığı arttırmaya göre hemen hemen aynı önemi vermektedir. Bunun yanı sıra,

 

hizmet sağlamak ve istihdam sağlamak amaçları son sıralarda yer almaktadırlar.

 

KOBİ’lerin girişimde bulunma biçimleri incelendiğinde, ilk sırayı

 

özsermaye ile kurulan işletmeler almakta, ortak alınarak sermaye temin edilmesi

 

suretiyle kurulan şirketler ikinci sırada yer almaktadır. Sözkonusu yöntemleri,

 

sırasıyla kredi alınarak ve aile işletmesinin devamı olarak kurulan şirketler takip

 

etmektedir.

 

 

 

Firmaların finansman konusunda geniş bir bilgiye sahip olmamaları onların

 

yatırım kararı alırken kullanılanabilecek yatırım değerlendirme tekniği olarak en

 

fazla Geri Ödeme Süresi Yöntemi’ni uygulamalarına yol açmaktadır. Çünkü

 

sözkonusu teknik diğer yöntemlere göre daha basit ve detaysız bir analiz

 

gerektirmektedir. Aynı sonuç Yücel (2001)’in çalışmasında da sözkonusudur.

 

Firmaların yatırımları finanse etme teknikleri incelendiğinde banka

 

kredilerinin %32.63’lük oran ile başı çekmekte olduğu görülmektedir. Buna karşın,

 

yabancı bir yatırım kaynağı olan leasing ve faktoring yöntemlerinin kullanım

 

oranları düşük olup özkaynaklarla yapılan finansman yöntemlerinin gerisinde yer

 

almaktadırlar. Ancak, Yücel (2001)’in çalışmasında, Ege Bölgesi’nde faaliyet

 

gösteren firmaların yatırımlarının finansmanında özkaynaklara ağırlık vermekte

 

oldukları ve banka kredilerinden yararlanma oranlarının düşük olduğu

 

görülmektedir.

 

 

 

Firmaların, çalışma sermayesi yönetiminde nakit bütçesi ve ödenmeyen

 

borçların izlenmesine önem verdikleri saptanmıştır. Yücel (2001)’in faaliyet

 

konuları içerik olarak Ankara ilinde bulunan firmalarınkinden farklılık gösteren

 

Ege Bölgesi’nde yer alan üç ili kapsayan aynı çalışmasında ise firmaların nakit

 

yönetimi ve stok kontrolüne önem verdikleri, ödenmeyen borçların izlenmesinin

 

ise 4,22 lik bir ortalama ile orta düzeyde bir önem taşımakta olduğu görülmektedir.

 

Ancak, her iki çalışmada da alacakların yönetiminde faktoring sistemini kullanan

 

firmaların sayısı az olduğu tespit edilmiştir.

 

Firmalar, kredi kullanımı açısından Halk Bankası veya diğer Yatırım

 

Bankaları’ndan ziyade Ticari Bankalar’ı tercih etmektedirler.

 

KOBİ’lerin projelerinin uygulama aşamasında sabit yatırım harcamalarının

 

tespiti ve tahmin edilmeleri hususunda firmaların tümü Temel Makina ve Araç

 

Gereçlere Yapılan Giderler’i gözönünde bulundurmakta, bu giderleri İnşaat

 

Giderleri takip etmektedir. İnşaat ve Gümrükleme Giderleri, Arsa Değeri ve

 

İşletmeye Alma Giderleri ise firmaların çoğunluğu tarafından harcama kalemi

 

olarak gözönüne alınmamaktadır.

 

Ekonomi açısından çok büyük önem taşıyan KOBİ’lerin ülke içerisindeki

 

üretim ve istihdam alanlarında paylarının artması için kaynak sağlamanın yanısıra

 

var olan kaynakları etkin ve verimli kullanabilmeleri çok önem taşımaktadır. Bu

 

doğrultuda, KOBİ’lerin çalışma sermayesi ve finansal yönetim konularındaki bilinç

 

düzeylerinin yükseltilmeleri, bilgi eksiklikleri giderilerek teşvik ve kredi

 

imkanlarına daha kolay ulaşabilmelerinin ayrıca faktoring ve leasing gibi yeni

 

finansman tekniklerini araştırarak kullanabilmelerinin sağlanması gerekmektedir.

 

Böylece, KOBİ’ler kısa ve uzun dönemli kaynaklarını en etkin bir şekilde

 

kullanabilecek ve çalışma sermayesi yönteminde daha başarılı bir düzeye

 

ulaşacaklardır.

 

 

 

 

 

Kaynakça

 

Akgüç, Ö. (1994), Finansal Yönetim, Muhasebe Enstitüsü Yayınları, No:63,

 

İstanbul

 

Akbulut, E. (2000), KOBİ’lerin Sermaye Piyasası’na Katılımı , IMKB Eğitim ve

 

Yayın Müdürlüğü , İstanbul

 

Algan, N. (1988), “ Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) Sanayi İşletmelerinde Etkinlik,

 

Verimlilik ve Karlılık Açısından Bir Değerlendirme ” , Verimlilik Dergisi.

 

Canbaş, S. (1989), “ Küçük ve Orta Sanayi İşletmelerinin Finansal Sorunları ve

 

Türkiye’de ve Avrupa’da Küçük ve Orta Sanayi İşletmelerine Sağlanan

 

Finansal Destekler”,3.Ulusal İşletmecilik Kongresi, Kapadokya

 

Çalıpınar, H. (2001), “Ülkemizde KOBİ’lerin Yatırım Kararlarında Uygulanacak

 

Ekonomik ve Mali Yöntemler ile Değerlendirme Tekniklerinin bir Model

 

Olarak Önerilmesi ”, 1. Orta Anadolu Kongresi, Nevşehir

 

Clifon , D.S. ve D.E. Fyffe (1977) “ Project Feasibility Analysis” John Wiley and

 

Sons, Inc., New York

 

DPT (1989), Yıllık Raporlar, Ankara

 

DIE (Ağustos-1997),“ İmalat Sanayisinde Küçük ve Orta Ölçekli İş Yerleri

 

Sorunları: Çözümler, Öneriler ”, DIE Yayınları, No:2032, Ankara

 

Erkan, M. ve V., Kula (2001), “KOBİ’ler için Yatırım Projelerinin

 

Hazırlanmasında Finansal Etüdler ”, Afyon Kocatepe Üniversitesi İ.İ.B.F.

 

Dergisi, Cilt II., Sayı 2

 

Fettahoğlu , A. (1993), Riziko Sermayesi Finansı, KOSGEB Yayını , Ankara

 

Karabıyık, L. (1998), Gümrük Birliğinin Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkilerinin

 

KOBİ’ler Açısından Araştırılması , AB Ofset, Ankara

 

Küçükçolak, R.A. (1998), KOBİ’lerin Finansman Sorununun Sermaye Piyasası

 

Aracılığıyla Çözümü, IMKB Yayını, İstanbul

 

Müftüoğlu, T. (1998), Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Turhan

 

Kitabevi, Ankara

 

Özgen, H. ve S., Doğan (1997), Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Uluslararası

 

Pazarlara Açılmada Karşılaştıkları Yönetim Sorunları ve Çözüm Önerileri,

 

KOSGEB Yayını, Ankara

 

Ridinger, R. (1995), 1. Mediterranean SMSs Conference and Workshops, Metu

 

Press, 1995

 

C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 4, Sayı 1, 2003

 

135

 

Sarıaslan, H. (1994), Orta ve Küçük Ölçekli İşletmelerin Finansal Sorunları:

 

Çözüm İçin Bir Finansal Paket Önerisi, TOBB Yayınları, No:281, Ankara

 

Yücel, T. (2001), “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Çalışma Sermayesi ve

 

Finansal Yönetim Uygulamaları”, 1. Orta Anadolu Kongresi, Nevşehir

 

www.kobinet.org.tr

 

Kare Makaleler
> Nakit Dönüş Süresi, Nakit Yönetimi ve Karlılık: İMKB Şirketleri Üzerinde Ampirik Bir Çalışma
 
> KAR ENSTİTÜSÜ FİYATLAMADA UZMANLAŞIYOR: FİYATLAMA DA TEMEL KURALLAR
 
> MÜŞTERİYİ ANLAMAK
 
> KARLI NAKİT AKIMI YÖNETİMİ
 
> BU KRİZDE KARLI ŞİRKET YÖNETİMİ
 
> GUIDE TO RASING YOUR PRICES SUCCESSFULLY
 
> GUIDE TO PROFIT IMPROVEMENT TECHNIQUES
 
> BANKALARDA KARLILIK İÇİN KAR STRATEJİ HARİTALARI
 
> MCKİNSEY ARTICLE: Bank Branches that Meet Cutomer Needs
 
> YÖNETİCİ MUSTAFA KEMAL’İN İŞLETMEDEKİ LİDERLİK TARZLARI
 
> JAPON İŞLETMECİLİK UYGULAMALARI TÜRK İŞLETME YÖNETİMİNE BİR MODEL OLABİLİR Mİ?
 
> KIRIK CAM TEORİSİ VE BİZİM ŞİRKETLER
 
> DAHA KARLI OLMAK İÇİN FİYATLAMA TEMELLERİ-1
 
> SATIŞ NE DEMEKTİR?
 
> İŞLETMELERDE KAR DEĞİŞİM ARACI OLARAK DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ
 
> İŞLETMELERDE ÇALIŞMA SERMAYESİ VE BAZI FİNANSAL YÖNETİM UYGULAMALARI
 
> AB KOMİSYONU 2006 TÜRKİYE İLERLEME RAPORUNUN ÖZETİ
 
> USTALAR ve ÇIRAKLAR
 
> PARANIN 5 KURALI
 
> KARLI AİLE ŞİRKETLERİNİ YIKAN 7 ÖLÜMCÜL GÜNAH
 
> BANKACILIK SEKTÖRÜNDE GELİŞMELER
 
> DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GELİŞMELER
 
> KARLILIKTA GELİNEN SON NOKTA: KAR STRATEJİLERİ HARİTALARI
 
> PLATİN DERGİSİ KAPAĞI: KARLI ÇIKANLAR - KAR ENSTİTÜSÜ GÖRÜŞLERİ
 
> TÜRKİYE'DE ŞİRKET KARLARI NEDEN DÜŞÜK?
 
> STRATEJİLERİ KARA DÖNÜŞTÜRME METODOLOJİSİ - KAR HARİTALARI
 
> KARLILIK ÇALIŞMALARINA KISA VADELİ HEDEFLERLE BAŞLAMAK GETREKİYOR.
 
> SATIŞ EKİBİNİN VERİMLİLİĞİ NASIL ARTIRILIR?
 
> KARLILIK İÇİN VİZYON ÜZERİNE .....
 
> Şirket Karlılığını Arttırmaya Nereden Başlayalım?
 
> Şirket Karlılığını Arttırmak Büyümekten mi Geçer?
 
> DANIŞMANLIĞIN ÜLKE KALKINMASINA ETKİLERİ
 
> THE LINK BETWEEN MANAGEMENT AND PRODUCTIVITY
 
> BAŞARI KARARLI OLANIN!
 
> ORGANİZASYONLARDA ÜNVAN KONUSU
 
> KARLI STRATEJİK PLANLAMA
 

 

 

 
 
Ana Sayfa | Hakkımızda | Hizmetlerimiz | Franchising | Kârlı Sektörler | Kâr Ettirenler | Makaleler | Haberler | Anlamlı Sözler | Referanslar ve Görüşler | Resim Galerisi | İletişim | Site Haritası | English

© Kâr Enstitüsü. Tüm Hakları Saklıdır.
SM Web Tasarım